5 AĞUSTOS UÇAK ILE IZMIR ÇIKIŞLI DOĞU KARADENIZ TURU 3 GECE 4 GÜN

1.649,00

HAFTA SONU DOĞAYA KAÇIŞ

SUN EXPRESS HAVA YOLLARI ile…İZMİR – TRABZON – İZMİR

1 gece AYDER konaklama 

1 gece HOPA konaklama

1 gece KAYABAŞI YAYLASI konaklama

KAYABAŞI YAYLASI MİNİBÜS ÇIKIŞI …DAHİL

POKUT ve SAL YAYLALARI – BORÇKA KARAGÖL – KARESTER YAYLASI – ORDU BOZTEPE

SÜMELA MANASTIRI – UZUNGÖL –  AYDER

  BATUM  

4 gün – 3 gece

ERKEN REZERVASYON FIRSATINI KAÇIRMAYIN

1.899 TL

Açıklama

1. Gün
İzmir Havalimanı – Trabzon – Uzungöl – Karaestel Yaylası – Ayder

Sabah 04:15 de siz kıymetli misafirlerimizle İzmir Havalimanında buluşuyoruz.Trabzon için saat 05:50 de kalkacak olan Sun Express Havayollarına ait uçağımıza C.IN işlemlerimizi yaptıkdan sonra uçağımıza biniyoruz. Saat 07:45 de Trabzon havalimanına iniyoruz. Valizlerimizi aldıktan sonra bizi bekleyen aracımızla ilk önce kahvaltımızı yapacağımız restauranta hareket ediyoruz. Yöresel ürünlerden oluşan kahvaltımızı keyifle yaptıkdan sonra Trabzon’dan ayrılıyoruz Yomra – Arsin – Araklı üzerinden devam ederken ilk durağımız çay fabrikası. Çayın topraktan bardaklarımıza gelene kadar geçirdiği tüm evreleri öğrenip , beyaz çay , yeşil çay , yayla çayı , siyah çay tatlarını bakıp alışverişimizi yaptıkdan sonra Sürmene – Of üzerinden Uzungöl’e doğru devam ediyoruz. Solaklı Vadisinde ilerlerken muhteşem manzara bizi hayranlık içerisinde bırakacak.Dernekpazarı – Çaykara üzerinden Uzungöl’e ulaşıyoruz.1586 yılında Rumca “Saraho” ismi ile bilinmektedir. Tarihin belli bir döneminde ‘Şerah’ adıyla bilinirken meydana gelen bir doğal afet sonrasında Solaklı Deresi’nin önü kapanır, böylelikle uzun bir göl oluşur. Bu doğal güzellik o tarihten bu yana ‘Uzungöl’ olarak anılmaktadır.Burada alacağımız serbest zamanda göl kenarında yapacağımız yürüyüşün ardından bizi bekleyen minibüslerimizle buluşarak Karastel Yaylasına çıkıyoruz. Tam bir yayla ile burada karşılacaksınız.Burada yapacağımız yürüyüşlerin ardından muhteşem sütlacından yiyip ,tazecik sütlerden içtikten sonra panaromik olarak Uzungöl’ü de fotoğraflayıp yayladan inişe geçiyoruz.Aracımızla buluşup Ayder’e doğru hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Fırtına Deresi kenarında Hanedan Otelde

2. Gün
Pokut ve Sal Yaylaları – Şenyuva – Zilkale – Palovit Şelalesi – BATUM – Hopa

Ayder yaylasında otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından Çamlıhemşin’e geliyoruz ve burada bizi bekleyen minibüslerimizle ( extra ) buluşup Kaçkar Dağlarını keşfetmeye başlıyoruz. Palovit Şelalesi , Zilkale , Şenyuva köprüsü gezeceğimiz yerler arasında. Daha sonra Pokut ve Sal yaylasına geçiyoruz. Pokut Yaylası, Fırtına ve Hala derelerinin oluşturduğu vadi arasında bulunan Sal-Hazindağ yayla dizisinin ilkidir. Doğa yürüyüşü yapmak, fotoğraf çekmek ve dinlenmek için ideal bir ortama sahip olan yayla, zengin biyolojik çeşitliliğinin yanısıra özgün mimarisiyle de dikkat çeker. Sisli manzaraları ve otantik ahşap evleri Pokut’a masalsı ve otantik manzaralar sunar. Bizde burada muhlamalarımızı yedikten ve bol bol fotoğraf çektirdikten sonra Çamlıhemşin’e dönüyoruz ve bizi bekleyen aracımızla buluşup Sarp sınır kapısına doğru hareket ediyoruz.

Sarp sınır kapısına geldiğimiz zaman gümrük işlemlerimiz ardından Gürcistan’a ve Batum şehrine geçmiş bulunuyoruz. Burada bizi bekleyen aracımızla Batum turumuza başlıyoruz.Batum da aracımızla yapacağımız panaromik turun ardından rehberimiz eşliğinde yürüyerek Batum Bulvarı , Avrupa Meydanı Media Anıtı , Poseidon Heykeli , Piazza Meydanı , Ali ve Nino göreceğimiz gezeceğimiz yerler arasında.Mimarisi ile bizi hayranlık içinde bırakacak olan Batum’dan ayrılarak tekrar gümrük kapısına ilerliyoruz ve gümrük işlemlerimizin ardından Hopa’daki otelimize giriş yapıyoruz. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız Hopa Paluri Otelde.

* İçiçleri Bakanlığı veya başka bir olağanüstü durum nedeni ile Batum geçişi mümkün olmadığı takdirde ,Artvin Atatürk Heykeli ve Deriner Barajı yapılacaktır ekstra olarak

3. Gün
Borçka Karagöl – Mençuna Şelalesi – Kayabaşı Yaylası

Otelimizde alacağımızın kahvaltımızın ardından  Artvin’nin Borçka ilçesine doğru ilerliyoruz. Hopa üzerinden Cankurtaran dağlarını geçerek ilerleyeceğimiz yolun arından Çoruh nehrinin ikiye böldüğü ilçe Borçka’ya geliyoruz. Burada bizi bekleyen minibüslerimize binerek muhteşem manzaralar eşliğinde 45 dakikalık bir yolun ardından saklı cennet Karagöl’e ulaşıyoruz. 1.800 lü yıllarda Klaskur yaylasının yakınında bulunan bir tepenin toprak kayması sonucu oluşan göl kenarında keyifli bir yürüyüş yapacağız. Yürümek istemeyen misafirlerimiz gölde bulunan renkli kayıklarla göl sefası da yapabilirler. Muhteşem yansımaları , yeşilliği ile içimizi huzurla kaplatan Karagöl’den ayrılarak Borçka merkezde bulunan aracımızla buluşup yine Artvin’nin ilçelerinden Arhavi’ye hareket ediyoruz ve burada bizi bekleyen minibüslerimizle buluşarak Kamilet Vadisine doğru ilerliyoruz. Kamilet vadisinde ilerlerken Çifte Köprü de mola vererek iki derenin üzerinde ayrı ayrı bulunan tarihi taş köprülerin oluşturduğu güzelliği fotoğrafladıktan sonra Kamilet Vadisinde ilerlemeye devam ediyoruz.Dileyen misafirlerimiz ile çay bahçeleri içinden , asma köprülerden geçerek yapacağımız muhteşem keyifli yürüyüşün ardından 95 metreden 2 kademeli olarak dökülen muhteşem bir şelale ile karşılaşıyoru Mençuna Şelalesi.Burada dinlenerek muhteşem fotoğraflar çekip , özgürlük bu mu acaba ? dedikten sonra tekrar aynı yoldan dönüşümüze başlıyoruz. Rize – Trabzon üzerinden Akçaabat’a geliyoruz ve Düzköy beldesinde bizi bekleyen minibüslerimizle Kayabaşı yaylasına hareket ediyoruz. 2.000 metrede bir cennet bekliyor bizi. Bol oksijen altında yapacağımız keyifli yürüyüşün ardından akşam yemeği ve konaklama için otelimize Kayabaşı Yaylakent Turistik Tesislerine geçiyoruz.

4. Gün
Sümela Manastırı – Zigana Tüneli – Trabzon Atatürk Köşkü – Ayasofya

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısnın ardından bizi bekleyen minibüslerle aracımızın yanına giderek Sümela Manastırına gitmek için Maçka’ya doğru yol alıyoruz. Altındere Vadisinde ilerleyerek hepimizi hayranlık ve şaşkınlık içerinde bırakacak olan Sümela Manastırına ulaşıyoruz.Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sümela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür. Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sümela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’ dan geldiği düşünülmekte ise de Sümela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir. Açık olan bölümlerini gezip fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra aracımızla buluşup Zigana tüneline doğru hareket ediyoruz. Zigana’da alacağımız öğle yemeğimizde meşhur Zigana etlerinin ve Hamsiköy sütlacının da tadına baktıkdan sonra Trabzon merkeze dönüyoruz. mimarisi ve bahçesi ile bizi kendine hayran bıraktıracak olan Atatürk Köşküne geçiyoruz.Trabzon’a hakim Soğuksu sırtlarında, çam ormanları içinde yer alan bina, Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır. Köşkün dış cephesi taş işçiliği göstermekte olup, iç cephesi Bağdadî tekniğindedir. Hayranlıkla gezeceğimizin binanın bahçesinde de bol bol fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra meşhur Trabzon kazaziyesi , hasırı hakkında bilgi alıyoruz. Dileyen misafirlerimizi gümüş alışverişlerini de tamamladıktan sonra Ayasofya’ya hareket ediyoruz.

Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon’un Ayasofya Mahallesinde bulunan tarihi müzedir.Kral I. Manuel tarafından  1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı, “Kutsal Bilgelik” anlamına gelir. Fatih Sultan Mehmed’in 1461 yılında Trabzon’u fethinden sonra da kilise olarak kullanılan yapı, 1584 yılında sultanın emriyle Kürd Ali Bey adlı bir ayân tarafından bir minber ve müezzin mahfili eklenerek camiye dönüştürülmüştür. 1610’da kente gelen Julian Bordier camiye dönüştürülen yapının onarılmadığı için boş tutulduğunu ve ibadet için kullanıldığını bildirmiştir.Uzun süre ibadete kapalı olan yapı 1865’de Müslüman cemaatin topladığı 95.000 kuruş ile Rum ustalar tarafından onarıldıktan sonra yeniden camiye dönüştürülmüşse de I. Dünya Savaşı sırasında Trabzon’u işgal eden Rus ordusu tarafından depo ve askeri hastane olarak kullanılmıştır. Savaş sonrasında 1960 yılında dek cami olarak kullanılan yapının freskleri, 957-62 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi’nden Russell Trust tarafından temizlendikten sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek 1964 yılında müze haline getirilmiştir.

Ayasofya’yı da gördükten sonra akşam yemeğimizi aldıktan sonra Trabzon havalimanına hareket ediyoruz. Saat 20:05 de kalkacak olan Sun Ekspress Havayollarına ait İzmir uçağı için C.IN işlemlerimizi de yaptıkdan sonra keyifle İzmir’e doğru dönüyoruz. Saat 22:15 de İzmir Havalimanına inecek olan uçağımızdan valizlerimizi de aldıktan sonra bir dahaki DNK TURIZM seyahatinde buluşabilmek üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz.

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.